Hisense, Türkiye’de Teknoloji Atılımını Gerçekleştirdi!

Dünya çapında başarılı satış rakamlarıyla dikkat çeken teknoloji markası Hisense, Türkiye pazarına resmen adım attığını açıkladı! 17 Haziran 2026 tarihinde yayınlanan habere göre, Hisense’in FIFA Dünya Kupası 2026’nın resmi sponsorları arasında yer almasıyla birlikte, yenilikçi televizyon ve klima modelleri Türk tüketicilerine sunulmaya başlandı.

Şirketin yaptığı açıklamada, başlangıçta yaşam alanlarına sinematik bir deneyim kazandıran televizyonlar ve etkili iklimlendirme sağlayan akıllı klimalar ile Türkiye’deki müşterilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamayı hedefledikleri belirtildi. Ayrıca, ULED TV serisinin gelmesiyle birlikte Hisense’in sektördeki rekabet gücünü artırmayı planladığı ifade edildi.

Hisense, televizyon kategorisinde QLED ve MiniLED teknolojileriyle sahneye çıkıyor. Geliştirilen ULED MiniLED televizyonlar, yüksek karartma bölgesi sayısı ve yapay zeka desteği ile donatılarak kullanıcılarına üstün bir izleme deneyimi sunmayı vaat ediyor. 2026 model TV’ler ile birlikte bu teknoloji, Türkiye pazarında OLED’lere uygun maliyetli bir alternatif olarak yer alacak.

Yeni ULED MiniLED TV’ler; yüksek görüntü kalitesine ek olarak 165 Hz oyun modu, gelişmiş çok kanallı Surround ses sistemi ile yansıma önleyici katmanları gibi özellikleriyle de öne çıkıyor. Hisense Doğu Avrupa Satış Direktörü Boštjan VODEB, Türkiye’de başlattıkları bu yeni dönemin önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Global marka vizyonumuz ‘Hayatı Aydınlatan Yenilikler’i Türk tüketicileriyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz.”

Ayrıca, Hisense’in günlük yaşamı kolaylaştırmayı amaçlayan çözümler geliştirdiğini belirten VODEB, ürünlerinde mükemmel kaliteyi ön planda tuttuklarını ve bilinçli tüketicilere hitap ettiklerini ifade etti. Özellikle 100 inç ve üzerindeki televizyon segmentinde lider konumda olduklarını belirterek Türkiye’de ev sineması standartlarını yükseltmeyi hedeflediklerini vurguladı.

Sonuç olarak, Hisense’in Türkiye pazarı için sunduğu yenilikler yalnızca yeni bir ürün yelpazesi değil; aynı zamanda uzun vadeli güven ilişkisi kurmayı amaçlayan bir strateji olarak öne çıkıyor. Şirketin dinamik yapısıyla Türkiye’nin önemli bir odak noktası haline geleceği düşünülüyor. Bu durumun hem marka hem de tüketiciler açısından büyük kazanımlar sağlayacağına inanılıyor.

Yusuf Arslan